22
Oca

Adana’da dün sona eren Anadolu Ligi Yüzme Yarışmalarına katılımın yüksek olması AdanaYuzme olarak bizleri çok sevindirdi. Gaziantep, Antalya, Mersin, Adana, Adıyaman, KahramanMaraş, Hatay, Malatya, Siirt illerinden 33 Spor Kulübünün toplam 350 sporcusu iki gün boyunca mücadele ettiler. Son derece centilmence ve neşeli bir havada yapılan yarışlarda sporcuların kaynaşması görülmeye değerdi. Uzun zamandır yüzme yarışlarını takip eden birisi olarak ilk kez sporun ana amacına uygun bir yarış izledim. Bu da beni çok mutlu etti. Birbirine denk yüzücülerin birarada yarışması Anadolu Kulüplerinin istediği bir şeydi. Yüzme Federasyonunu da önerilerimizi önemseyip hayata geçirdiği için kutluyorum.

Gelelim eleştireceğimiz noktalara;

Öncelikle Anadolu Kulüpleri olarak kendimizi eleştirmek istiyorum. Bazı illerin ne yazık ki kapalı yüzme havuzları açılmadığı için uzun zamandır antreman yapamayan sporcularla yarışmalara katılmalarını doğru bulmuyorum. Antrenörlerin öncelikle sporcularının sağlıklarını düşünerek hazır olmayanları yüzdürmemeleri gerekiyordu. Her şey bir kaç puan daha almak değildir. Havuzları açılamayan illerin Yüzme Federasyonundan yardım isteyerek sorunlarını çözmeleri ve sporcularının düzenli antrenman yapabilmeleri için çaba harcamaları gerekir. Elbette ne kadar büyük zorluklar içerisinde olduklarını biliyorum ama sonuna kadar mücadele etmeleri gerekir. Tüm diğer kulüpler gibi yanlarındayız ve her konuda yardıma hazırız. Bundan sonraki yarışlarda ümidimiz yarışı tamamlayamayan ve bayılan sporcuların olmamasıdır.

Diğer eleştirimizde Teknik Kurula olacak. Anadolu Yarışlarını planlarken yarışma mesafelerinin katılan kulüplerin olası performansları gözetilerek tespit edilmesi gerekirdi. Adana ayağında 400 karışıklara ve 200 kelebek yarışına giren olmadı. 100 metre Serbest yarışını tamamlayamayan, bayılan sporcuların olduğu bir yarışmada elbette bu mesafeleri hiç bir yüzücü yüzemez. Bir konuda Anadolu Kulüplerini anlamanız gerekir. En büyük eksikliğinde bu olduğunu düşünüyorum. Zaman zaman bir fikir ileri sürdüğümüzde duyduğumuz “Milli takıma sporcu verdiniz mi ki” lafı bizleri anlamadığınızın göstergesi. Bizim (tüm anadolu kulüplerini kastediyorum) Siirt’de, Adıyaman’da binbir zorlukla spor yapmaya çalışan çocukları daha farklı beklentilerle yarıştırmak gerekmez mi? İnanın hiçbirimizin derdi milli takım değil. O konuyla ilgilenen başarılı İstanbul Kulüplerimiz var ve bizler o yüzücülerimizle gurur duyuyoruz. Eğer Doğu,Güneydoğu gibi bölgelerdeki çocukların kendi yapabilecekleri oranda planlamalar yapabilirseniz onların daha mutlu olmalarını sağlayabilirsiniz.

Son eleştirimde Yüzme Federasyonuna;

Harcırahlarla ilgili düzenlemeler yıllar içerisinde hep kulüplerin aleyhine gelişiyor.Aslında bu konudaki gerçek düşüncenizin hiç harcırah ödememek olduğunu biliyoruz. Türkiye koşullarının bölgelere göre farklılık taşıdığını,bir çok ilin spor kulüplerinin maddi olanaksızlıklar içinde olduğunu çok iyi biliyorsunuz. Her yarışmada değişik engeller koyarak harcırah ödememek için yöntemler geliştireceğinize açık açık parası olmayan kulüp yarışmaya gelmesin deyin sizde kurtulun kulüplerde kurtulsun.

Tüm Anadolu Kulüplerinin bu konuda düşüncelerini bekliyorum.Olumlu olumsuz tüm yorumlarınız yayınlanacaktır.

, , , , , , , , , , , , ,

Yorum yapma kapalı